top of page

Trafik Kazası Neticesinde Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme ve Bilinçli Taksir Kavramı

  • Yazarın fotoğrafı: Bengü Güney
    Bengü Güney
  • 20 Kas 2024
  • 2 dakikada okunur

Trafik kazalarından doğan taksirle ölüme sebebiyet verme davaları, Türk Ceza Hukuku uygulamasında önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle sürücü belgesi olmadan araç kullanan bir kişinin kazaya sebebiyet vermesi durumunda, bu durumun "bilinçli taksir" kapsamına girip girmeyeceği, hukuk uygulamalarında sıkça tartışma konusu olmaktadır. 


Taksir ve Bilinçli Taksir Kavramları

Taksir, TCK’nın 22. maddesinde tanımlandığı üzere, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın öngörülmeyen bir sonuç doğurmasıdır. Eğer kişi, meydana gelecek neticeyi öngörmüş, ancak bu sonucu istememişse, bu durum "bilinçli taksir" olarak adlandırılır. Bilinçli taksir durumunda, ceza üçte birden yarısına kadar artırılmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 03.12.2013 tarih ve 2013/587 karar sayılı ilamında, ehliyetsiz araç kullanmanın tek başına bilinçli taksir hali oluşturmayacağına hükmetmiştir. Mahkeme, bilinçli taksirin oluşabilmesi için başka ağır kural ihlallerinin de bulunması gerektiğini ifade etmiştir. 

Bu kapsamda, bir kişinin ehliyetsiz araç kullanması, tek başına kazayı öngörerek hareket ettiğini veya bilerek bir risk aldığını göstermemektedir. Bu nedenle, yerel mahkemelerce ehliyetsiz araç kullanmanın "bilinçli taksir" olarak nitelendirilmesi, Yargıtay tarafından isabetsiz bulunmuş ve kararın bozulmasına hükmedilmiştir. 


Aşırı Hız ve Diğer Trafik Kural İhlalleri

Yüksek hızla araç kullanma, tek başına bilinçli taksir unsuru için yeterli görülmemektedir. Ancak, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, aşırı hızın yanı sıra alkol etkisi altında araç kullanma, kavşaklarda hatalı sollama, dur işaretlerine uymama gibi ihlaller bilinçli taksir değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Mahkeme, sürücünün yaptığı diğer ihlallerin kazaya etkisini değerlendirerek, bilinçli taksir bulunup bulunmadığını somut olay özelinde karara bağlamaktadır.


Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme Suçu ve Cezai Yaptırımı 

TCK’nın 85. maddesine göre, taksirle bir kişinin ölümüne neden olanlar, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Eğer fiil birden fazla kişinin ölümüne veya ölümle birlikte yaralanmalara neden olmuşsa, ceza iki yıldan on beş yıla kadar çıkarılabilir. Bilinçli taksir durumunda ise Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 22. maddesi gereğince, temel ceza üçte birden yarısına kadar artırılabilecektir.


Hapis cezasının ertelenmesi veya adli kontrol tedbirlerinin uygulanması, suçun niteliği, sanığın geçmişi ve yargılama sürecinde sergilediği davranışlarla bağlantılı olarak değerlendirilmektedir.


Sonuç ve Değerlendirme

Ehliyetsiz araç kullanma, dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlalini göstermekle birlikte, bu durumun bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmesi için kazaya etki eden başka ağır ihlallerin bulunması gereklidir. Yargıtay içtihatları, yalnızca hızlı araç kullanmanın veya ehliyetsiz araç kullanmanın bilinçli taksir sayılmasını desteklememektedir. 


Trafik kazalarına ilişkin hukuki süreçlerde, olayın tüm yönleriyle detaylı bir şekilde incelenmesi ve kural ihlallerinin somut delillerle desteklenerek ortaya konulması büyük önem taşımaktadır. Her olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, bu tür davalarda bir avukattan profesyonel destek almak faydalı olacaktır.

 
 
 

Yorumlar


Av. Bengü Güney © Bu sitede yer alan tüm görsel ve yazılar büromuz tarafından tescillidir. Yasal Uyarı: Bu site Türkiye Barolar Birliği'nin Meslek Kurallarına ve Reklam Yasağı Kurallarına tabidir. Sitenin kendisi, logosu ve içeriği, reklam iş geliştirme ve benzeri amaçlar ile kullanılamaz. Web sitemizde yer alan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye değildir.

bottom of page